< Ev... - Siyah Perde - Blogcu



Sinema


31/8/2007

Ev...



Ev...

Otobüs çalıştırıyor motorlarını. Cama dayanmış başım, motorun hırıltısıyla sarsılıyor. Dalıp gittiğimi farkediyorum dışarı bakarken tam o an. İnsanoğlu düşünmeden bir tek salise bile geçiremezmiş, bir yerde okumuştum bir zamanlar. Ama zihnimin bomboş olduğunu hissediyorum. Kimbilir içten içe neler geçti aklımdan. Geçmişe bir sünger çekmeye çalışıyorum, belki de ondandır bu derin boşluk. Geleceği ise düşünemeyecek kadar yorgunum. Ama tuhaf bir huzur var yüzümde. Yaptığım hatalar, yaşadığım kötü şeyler yüzümü ekşitiyor aklıma düştükçe. Hayatıma dokunup geçen tüm kadınlar, canımı yakanlar, heder ettiğim dostluklar, kırdığım ailem ve bunlar bir bir yaşanırken benden teker teker gün çalan elemler de buna dahil. Bir daha kendimi böyle kötü hissetmek istemediğim için sağ elimdeki sarımsak, sol elimdeki soğan olarak kalmasını istiyorum tüm bunların. Ama en azından şimdilik, birkaç dakikalığına avcumu açıp bakmak istemiyorum.

Kolum kanadım düşmüş, başımı dik tutamıyor motorun ritmine ayak uydurmuş titreyen cama inatla dayıyorum, biraz daha sert dayarsam tüm sarsıntıları durdurabilecekmişim gibi sanki. Hâlâ evimi bulamamışken, evime dönüyor olmak ne tuhaf şey. Hayat 1-0 önde olabilir. Ama bu maç daha bitmedi. Hatta yeni başlıyor. Bir kez olsun kafamı kaldırmama müsaade ederse gücümü toplayıp kalkacak ve bir ucundan tutacağım. Bu sefer yılların değil ama yaşanmışlıkların getirdiği tecrübe olacak yanımda. Aynı hatalara düşmeyeceğim, bu sefer kaybetmeyeceğim dostlarımı, benim yüzümden gözlerinden damla damla yaşlar süzülmeyecek hayatıma giren kadınların. Artık evime gidiyorum. Ait olduğum yere. Gecenin ıssız, sessiz ve tüyler ürpertici sükûnetinde, bir ben sanki; önümde bir kadeh rakı, bir kadeh su. Rakıdan aldığım her yudumda eriyip bitirdiğim geçmişim, sudan aldığım her yudumdaysa bilinmeyen geleceğime dair ferahlatıcı bir umut. Evet, tam olarak bunu hissediyorum. Ve başımı yaslıyorum hareket etmeye başlayan otobüsün camına. O eller bana sallanmıyor ama yine de hüzünleniyorum. Evet... Evime gidiyorum.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: melisa hülya | Tarih: 2008-06-06 19:21:07
    Konu: Hüzünlü şiir

    İçim - dışım içsizlik bu gece
    Hiçim - yokum ,hepsizlik,
    saatler zamanı sen geçerken,
    varım-yoğum, hissizlik
    Sarhoşluğuma yıldızlar kayarken,
    kadeh-şişe , dipsizlik
    Kapı ziline, adım seslerine düşerken aklım
    sabah-akşam, sessizlik
    Geçmiş, gelecek, misafir evimde
    Oda,duvar yalnızlık...
    --------------------------------------
    Baronio nasıl hüzünlü bi yazı yazmışsın öyle, bana böle bi şiir yazdırdın yahu:)



    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »